|
Kızkalesi Tarihi
|
Mersin-Erdemli-Sİlifke karayolunun 60. km’sinde Kızkalesi beldesindedir.
Roma ve Bizans dönemlerinde yoğun olmak üzere, Islami devirlerde de iskan görmüştür.
Nekropol alanından çıkarılan eserlerden burada ilk yerleşimin MÖ 4. yüzyıla ait olduğu anlaşılmıştır. MÖ l. yüzyılda kendi adına sikke darbettirmiştir. Herodot bu kenti Gorges adında Kıbrıslı bir prensin kurduğunu yazar. Korykos, Kilikya bölgesinin bir liman kenti olduğundan çok el değiştirmiştir.
MÖ 4. yüzyılın sonunda Seleukhos Nikator Silifke kentini kurduğunda, Korykos’u yönetimi altına almıştır. Kent, MS 72 yılında Roma egemenliğine girmiş ve 450 yıl Roma yönetimine bağlı kalmış, bu dönemde tarım alanında büyük bir gelişme göstererek zeytinyağı ihraç merkezi olmuştur.
Bizanslılar zamanında Arap istilalarına karşı etrafı kuvvetli surlarla çevrilmiştir. 13. yüzyılda Kilikya Ermeni Krallıkları döneminde önemli bir ticaret limanı olmuş, Ceneviz ve Venedik gemilerinin uğrak limanı durumuna gelmiştir.
Korykos 1448 yılında Karamanoğlu ibrahim Bey tarafından ele geçirilerek, yeniden imar edilmiştir.
Örenyerinde iç ve dış kale kiliseler, sarnıçlar, su kemerleri, kaya mezarları, lahitler ve taş döşemeli Roma yolları kısmen ayaktadır.
Adını, adadaki kaleden almaktadır. Kare planlı kale, içiçe iki sıra surdan oluşmaktadır. Etrafı hendekle çevrilmiştir. Kaleye giriş bugün mevcut olmayan hareketli bir köprüyle sağlanmakta idi. Bugünkü, haliyle kale, tipik Orta Çağ mimari özelliklerini yansıtmaktadır.
Korykos kıyı kalesinin 200 m açığındaki küçük adacık üzerindeki kaleye Kızkalesi denilmektedir. Büyük bölümü ayakta olan Kızkalesi’nin kuzey ve güney uçları sekiz kuleyle korunmuştur. Kalenin dış çevre uzunluğu 192 m dir.
br>
Kızkalesi ile kıyıdaki kale denizden bir yolla bağlanmış, denizden gelecek saldırılara karşı önlem alınmıştır. Karamanoğlu ibrahim Bey tarafından 1448 yılında onarılan Kızkalesi bugün Mersin turizminin sembolü haline gelmiştir.
Turistlerin yoğun ilgisini çeken kaleye, kıyıdan kanolarla ve teknelerle geçilmektedir.
Kızkalesi bu isme 85 yıl önce sahip olmuştur.Yaşayan sakinleri tarafından anlatılan efsane denizdeki kalenin Kızkalesi adını almasına sebep olmuştur.
Herodot'a göre bu şehir Kıbrıs'lı prens Korikos tarafından kurulmuştur. Suriye Kralı 2. Antonius, İsa'dan önce 197 'de Mısır kıyılarını tekrar ele geçirdiğinde tarihte ilk defa bu şehrin isminden sözedilmiştir.
Romalı yazarlar Livius, Pilinius, Çiçero ve o zamanların Tarsus Valisi eserlerinde Korikos'dan bahsediyorlardı. Bizans döneminde, yani 5. ve 6. yüzyıllarda şehir en iyi günlerini yaşamıştır.
1361 yılında Kıbrıs'lı Lusignen tarafından ele geçirilmiş, daha sonra 1448 yılında Karaman sultanı İbrahim Bey tarafından alınmıştır. Bunun sonunda da 1482 yılında Osmanlı İmparatorluğu'na dahil edilmiştir.
Şehrin resmini iki ortaçağ kalesi olan Korikos Kalesi ve Kızkalesi oluşturmaktadır. Korikos kalesi o zamanlar yarımadanın ucunda bulunmaktadır. İki hisardan oluşmaktadır. İç avluda küçük kiliseleri ve uzun koridoru görebilirsiniz.
Kalenin yapımı Romalılar tarafından başlatılmış ve beş etapta Kıbrıs'lılar tarafından tamamlanabilmiştir. Kızkalesi kıyıdan 200 mt. uzaklıkta küçük bir ada üzerine yapılmıştır. Daha önceleri kaleden Korikos'a uzanan bir bağlantı köprüsü kalıntısı denizaltında görülebilmektedir.
Kızkalesin'de yapacağınız tatil sayesinde, günlük gezilerle, Kanlıdivane, Cennet ve Cehennem Mağaraları, Narlı Kuyu (Soğuk, temiz denizi ve koydaki lokantalarda lezzetli balıklaryla meşhur.), Silifke'de Silifke Kalesi, Uzuncaburç, Silifke Müzesi, Ayatekla Kilisesi, ve civardeki tarihi kalıntıları görme imkanınız olacaktır. Silifke, Taşucun'dan isterseniz Kıbrıs'a geçerek tatilinizi renklendirebilirsiniz. Daha ötede temiz ve bakir kıyılarıyla Aydıncık, Ovacık ve Anamur, Anamuryum ve Anamur Kalesi bu bölgeye günlük gezilerle gidilebilecek yerler arasındadır.
Kızkalesi Efsanesi
Korikos'ta yaşayan Krallardan biri, bir kız çocuğu olsun diye gece gündüz Tanrıya yakarmaktadır. Sonunda dileği yerine gelir ve kız büyüdükçe güzelliği ve yardımseverliği ile herkesin sevgisini kazanır.
Günlerden bir gün kente bir falcı gelir. Kral onu saraya çağırtır, kızının geleceğini öğrenmek ister. Falcı prensesin eline bakınca irkilir ama bir şey söylemez. Kral zorlayınca "Kralım" der, Kızınızı bir yılan sokacak. Bu yazgıyı hiçbir şey bozamıyacak der ve siz dahi engel olamıyacaksınız deyip oradan ayrılır.
Kral, kıza birşey söylemez ama düşüncelere dalar. Sonunda kıyıya yakın üçük bir adacık üzerinde, ak taşlardan bir kale yaptırmaya karar vererek kaliyi yaptırır ve kızını buraya kapatır. Olan biteni bilmediğinden kızı üzülmekte, günden güne eriyip gitmektedir.
Günün birinde saraydan kaleye gönderilen bir üzüm sepetinin içinden çıkan bir yılan kızı sokar ve öldürür.
|
|
|